BELEDİYECİLİK VE MİMARİ
Bugün içinde yaşadığımız kentlerin sağlıksız,işlevsiz ve orantısız büyümesinin bir çok nedenleri bulunmaktadır.Bunlar,yaşadığımız toplumdaki kültürel ve ahlaki yozlaşmanın,kentleri rant aracı olarak gören sermayenin,şehir imar planlarını yok sayan ya da uymayan istilacı mimarinin,dengesiz göçlerle kentlerin kültürel dokusunun bozulmasının,belediyelerin siyasi kaygılarının kentsel kaygıların önüne geçmesinin ve en önemlisi,kültürel dokuyu mimariye ve sosyal yaşam alanlarına taşımayan belediyecilik anlayışının sonucu olmasıdır.
Kentsel yaşam döngüsünün oluşabilmesi,elbette kent dokusunun bozulmaması başka bir değişle olması gereken özgün kent dokusunun oluşturulmasıyla mümkündür.Karakteristik bir dokusu bulunmayan kentler ,sıradan yaşam öbeklerinden başka bir şey değildir.
Avrupa’daki bir çok kent,belirgin mimarisiyle ,hem kendi öz kültürel değerlerini yaşatmakta,hem de gelecek nesillerine bu mimari dokuyu miras bırakabilmektedirler.Kentleri sadece yaşam alanları olarak gören ve düzenleyen bir belediyecilik anlayışının,gelecek nesillere estetikten ve kültürel mirastan yoksun bir kent bırakmakla kalmayıp,bu vebalin de günahını üzerlerine alacaklardır.
Kültürel mimarinin yaşatılması ve onların geleceğe taşınması için belediyelerin en azından bundan sonraki çalışmalarında vücut bulmasıyla mümkün olacaktır.Yeni yapılacak kültür merkezleri,kütüphaneler,hanlar,hamamlar vb. yapılarda kentsel kültürü yansıtacak Türk mimari dokusunun oluşturulmasına öncülük etmeleri artık kaçınılmaz olmuştur.
Gölbaşı Belediyesi’nin ,Ankara mimari dokusunu yansıtacak çalışmalara öncülük etmesi en önemli beklentimizdir.Gölbaşı buna değer.
SAYIN YAKUP ODABAŞINDAN BEKLENTİLERİMİZ BUNLARDIR.
AYDIN SÖYLER





